Aya

istabl.
1953
HT logo
 
 
 
               
 

:::
:::
 

Bismillahi Al-Rahman Al-Raheem

Trump Anlaşması Karşıtı Gösteriye Saldırarak Filistin Yönetimi, Pozisyonunu Netleştiriyor

وَإِنَّ الظَّالِمِينَ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَاءُ بَعْضٍ وَاللَّهُ وَلِيُّ الْمُتَّقِينَ  “Doğrusu zalimler birbirlerinin dostudurlar. Sakınanların dostu ise Allah’tır.” [Casiye 19]
Filistin yönetimi ve güvenlik birimleri, 15 Şubat 2020 Cumartesi sabahı Cenin kentinin girişine barikat kurdu. Hizb-ut Tahrir’in çağrıda bulunduğu gösteriyi önlemek için bir dizi önlem aldı. Hizb, sömürgeci Trump anlaşmasına meydan okumak için gösteri çağrısında bulunmuştu… Gösteri başladığında güvenlik birimlerinin, gergin ve insanları bastırmak için hazırda bekledikleri görüldü. Bu skandal sahne, ABD’li General Dayton eliyle yetiştirilen bu güvenlik birimlerin gerçekliğini ortaya koyuyor. Gösteride tekbir sesleri etrafı inletti. Mübarek toprağın kurtarılması için İslam ümmeti ve ordularına yardım çağrısında bulunuldu. Teslimiyetçi ve ihanet çözümlerini reddedici sloganlar atıldı. Yönetim ve güvenlik güçleri insanlara barbarca saldırdılar, gaz bombası attılar, silah kullandılar. Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in “La İlahe İllallah Muhammedin Rasûlullah” bayrağını taşıyanları copladılar. Yaşlılara ve 90 yaşındaki bir şeyhe saldırdılar. Onları ne kızdırmış olabilir?

Cenin Valisi Ekrem Er Racub’a, istihbarat Müdürü Muhammed Ğannam’e, önleyici direktör Hicazi El Caberi’ye soruyoruz, gösteriden dolayı niye bu kadar sinirlendiniz? İnsanların tekbir sesine mi yoksa Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in bayrağına mı kızdınız? Ya da mübarek toprağın kurtarılması için İslam ümmeti ve ordularına çağrı yapılmasına veya mübarek toprağın yüzde 78’ni Yahudi varlığına bahşeden ihanet çözümlerinin reddedilmesine mi öfkelendiniz? Söyleyin, neden bu kadar celallendiniz? İnsanların toplanmasına, İslam’a yardım etmek ve Mescidi Aksa’yı kurtarmak için ümmetin çocuklarına çağrıda bulunulmasına mı sinirlendiniz? Haydutlarınızın karşısında durup tekbir getiren, Müslümanlarla birlikte slogan atan 90 yaşındaki Şeyh Tahir’e öfkelendiniz? Kendisinden başka ilah olmayan Allah’a yemin olsun ki Yahudiler ve İslam düşmanları ancak bu iyilik karşısında celallenir… Yoksa onların tarafında mısınız? Yanıt verin, Yahudiler ve İslam düşmanlarının tarafında mısınız?
Ey mübarek toprak halkı! Filistin Yönetimi Başkanı, son Arap Birliği zirvesinde yaptığı konuşmada yönetimin temel görevini açıkça ortaya koydu. Yahudi varlığına seslenen Abbas, “Artık koruyabiliyorum… Bildiğim kadarıyla, siz bunu ömür boyu hayal bile edemezdiniz… 83 protokolümüz ve güvenlik anlaşmamız var. Terörle mücadele eden herhangi bir devletle işbirliği yapmaya hazırız. Bu politikayı izleyeceğiz ve ondan asla geri adım atmayacağız!” dedi. Güvenlik Konseyi’nde yaptığı konuşmada da aynısını vurguladı, artı 183 devlete yeni güvenlik hizmetleri sunmaya hazır olduğunu belirtti… İşte yönetim gerçeği bu. Yönetim, İslam düşmanlarına hizmet eden bir güvenlik kolundan daha fazlası değil.

Trump anlaşmasını reddettiklerini söyleyen Filistin yönetimi ve güvenlik birimleri, yalan söylüyor. Çünkü Oslo Anlaşması’nda İsra ve Miraç topraklarının yaklaşık yüzde 78’inden ödün verenler, Trump anlaşması ile yüzde 82’sini peşkeşe çekmekte bir sakınca görmez. Ancak anlaşma için istenen ihanet, yönetimin kalibresinden çok çok büyük. Amerika ve Yahudiler, sömürge projelerinin uygulanması için gerekli iklimin hazırlanmasını istiyorlar. Yahudi varlığı, Batı Şeria’da yeni bir gerçeklik yaratmak için Oslo Anlaşması’nı bir maske olarak kullanmıştı. Yahudiler, kuruluş belgesinden ödün veren, Yahudi varlığını tanımayı kabul eden, tanımaya hayır, barışa hayır, Siyonist düşmanla müzakereye hayır söyleminden sonra Filistin’in çoğunu peşkeş çeken Filistin Kurtuluş Örgütü’ne bahis oynadılar.
Filistin yönetiminin Trump anlaşması karşıtlığı, gerçek değil, formalitedir. “Belen-Abbas”, “Olmert-Abbas” mutabakatı sadece detayda Trump anlaşmasından farklı. Terörle mücadele “yani İslam’la mücadele” kararlılığı, uluslararası kararlara ve Yahudi varlığı ile imzalanan anlaşmalara -ki bu anlaşmalar uyarınca Filistin’in çoğundan ödün vermiştir- sadakati, hain Arap girişimine ve müzakereler seçeneğine bağlılığı, yönetimin muhalefetinin gerçek değil formalite olduğunu doğruluyor. Yahudi varlığının bekasını koruyan ve mübarek toprak Filistin’in işgaline meşruiyet kazandıran her şeye sadık olduğunu ifade ediyor. Bu nedenle Filistin yönetim, güvenlik rolünü sürdürdüğü, uluslararası topluma, Güvenlik Konseyi’ne ve Birleşmiş Milletler’e çağrıda bulunduğu sürece Yahudi varlığı huzur içinde projelerini uygulamaya devam edecektir. Çünkü onun bu çağrısı, vadideki bir kişinin çığlığına benziyor. Bu çağrı, ne üzgün olanın yarasına merhem olur ne de boğulmakta olanı kurtarır.

Filistin yönetiminin size ve davanıza karşı işlediği suçlar bir gün bile olsun durmamıştır. Topraklarınızı düşmanınıza peşkeş çekmiştir. İnsanlara işgal gücü ile yaptığı “kutsal” güvenlik koordinasyonunun ateşini tattırdı. Çocuklarımızı yozlaştırmak, kalplerindeki İslami değerleri yok etmek için çalmadık kapı bırakmadı. Eğitim müfredatı ve bazı yozlaştırıcı programlarında bunu açıkça gördünüz. Mücrim CEDAW sözleşmesi ile uyumlu hale gelmesi için Ahvali şahsiye yasasında değişiklik yapma çabasına tanık oldunuz. Ekonomik politikasının bir sonucu olarak insanları kredi ve borca boğdu. Bankaların ipoteği altına koydu… Kurumlarda yozlaşma yaygınlaştı, öyle ki yönetim, yozlaşmış insanların kümelendiği bir yer haline geldi… Yönetimdeki liderlerin kalplerinde İslam düşmanlarına bağımlılık köklü ve derin olduğu için suç işlemekten geri durması beklenmiyor.

Ey mübarek toprak halkı! Düşmanlarınızın kurguladıkları, gerçekten çok büyük. 48 ve 67’de yaşananlardan çok daha büyük bir cürüm kurguluyorlar. Yahudi varlığı, Filistin’i özel mülkiyeti haline getirmenin gayreti içinde. Güvenlik Konseyi, Birleşmiş Milletler veya dörtlü komite gibi kurumlar, bu suç durduramaz…
وَالَّذِينَ كَفَرُوا بَعْضُهُمْ أَوْلِيَاءُ بَعْضٍ  “İnkâr edenler birbirlerinin dostlarıdır.” [Enfal 73] Uluslararası kararları deneyimlediniz. Bu kararlar, halkları oyalamak ve susturmak içindir! Yönetim sadece İslam düşmanlarının çıkarına olan şeyleri uyguluyor… Filistin yönetimi liderleri ve İslam dünyasındaki yöneticilerin tutumu, utanç verici ve alçakçadır. Uzun zaman önce davanıza ihanet etmişlerdir, o yüzden onlardan bir iyilik beklemeyin.

Filistin sorunu için köklü çözüm, aslına yani İslam’a ve İslam ümmetine iadesidir. İzzetiniz için tek doğru ve şeri yol budur. Düşmanlarınız bu doğru yoldan sizi saptırmak için gece gündüz çalışıyor. Hilafeti kurmak, Allah yolunda cihat etmek, mübarek toprağı gaspçıların pisliğinden temizlemek için İslam ümmeti ve ordularından istenen yardım, düşmanlarınızın kalbine korku salmıştır… İslam ve Hilafetin dönüşü, Amerika ve Yahudilerin uykularını kaçırıyor. Allah’ın Kitabında Yahudilerin bize ve İslam’a olan düşmanlığı açık ve nettir. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurdu:

لَتَجِدَنَّ أَشَدَّ النَّاسِ عَدَاوَةً لِلَّذِينَ آمَنُوا الْيَهُودَ وَالَّذِينَ أَشْرَكُوا  “İnsanlar içerisinde iman edenlere düşmanlık bakımından en şiddetli olarak Yahudiler ile, şirk koşanları bulacaksın.” [Maide 82]

أَمْ لَهُمْ نَصِيبٌ مِنَ الْمُلْكِ فَإِذاً لَا يُؤْتُونَ النَّاسَ نَقِيراً  “Yoksa onların hükümranlıktan bir payı mı var? O zaman insanlara bir çekirdek parçası bile vermezler.” [Nisa 53]

Allah, dinini mutlaka üstün kılacaktır. Rasûl SallAllahu Aleyhi ve Sellem, bize Nübüvvet metodu üzere Hilafeti müjdeledi. Allah, vaadinden asla caymaz. Allah’a güvenin. O, Mevla’nız ve yardımcınızdır… Ümmetinize de güvenin, o insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmettir. Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın şu sözüne uyun:

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اصْبِرُوا وَصَابِرُوا وَرَابِطُوا وَاتَّقُوا اللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ  “Ey iman edenler! Sabredin. Birbirinize sabır tavsiye edin. Hazırlıklı olun ve Allah’tan korkun ki kurtuluşa eresiniz.” [Ali İmran 200]

وَاعْتَصِمُوا بِاللَّهِ هُوَ مَوْلَاكُمْ فَنِعْمَ الْمَوْلَى وَنِعْمَ النَّصِيرُ  “Allah’a sımsıkı sarılın. O, sizin mevlânızdır. Ne güzel mevlâdır, ne güzel yardımcıdır” [Hac 78] Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın şu buyruğuna da uyun:
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِذَا لَقِيتُمْ فِئَةً فَاثْبُتُوا وَاذْكُرُوا اللَّهَ كَثِيراً لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ * وَأَطِيعُوا اللَّهَ وَرَسُولَهُ وَلَا تَنَازَعُوا فَتَفْشَلُوا وَتَذْهَبَ رِيحُكُمْ وَاصْبِرُوا إِنَّ اللَّهَ مَعَ الصَّابِرِينَ  “Ey iman edenler! (Savaş için) bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah’ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz. Allah’a ve Rasûl’üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.” [Enfal 45-46]

H. 23 Cumade’s Sânî 1441

 

Hizb-ut Tahrir

17.02.2020
 

Mübarek Toprak Filistin

 


...:-
  • Faizden Beslenen Çıkarcı Kapitalistler Lehine Kanımızı Emen Bu Yozlaşmış Sistemi Ortadan Kaldırın

  • Filistin Yönetimi, CEDAW’a Yaranmak, İslam Düşmanlarına Dalkavukluk Yapmak İçin Aileyi Kurban Ediyor

  • Lübnan Partileri ve Mezhepçilik Fitnesi, Siyasi Sınıfın Bekasına Hizmet Eder!

  • CAMİLERİN YENİDEN AÇILMASI TALEBİ

  • Ey Müslüman Lübnan Halkı, Özellikle Şeyhler, İlim Adamları, Cami İmamları ve Vaizler! İnsan Kardeşliği Belgesini, Sonuçlarını ve Üzerine İnşa Edilenleri Çöpe Atın

  •