Aya

istabl.
1953
HT logo
 
 
 
               
 

:::
:::
 

Bismillahi Al-Rahman Al-Raheem

Müzakerecilere, İmza Atanlara, Sessiz kalan ve Tebrik Eden Herkese; Sizler ve Yahudilerle Deniz Sınırlarının Çizilmesi, Lübnan Halkı ve İslam Ümmetinin Ayaklarının Altındadır

Filistin işgalcisi Yahudilerle deniz sınırlarını çizilmesi anlaşması önceleri sadece politikacıların dilinde dolaşan bir haber ve analizdi. Bu mesele, yıpranmış söylemlerin, iftiraların, vatanseverlikler ve milliyetçi duyguların cirit attığı bir alandı. Sömürgeci ürünü deniz ve kara sınır çizgileri, yıllarca Lübnan’da tartışmalara yol açmıştı. Ancak bugün bu anlaşma, yıllardır Yahudilerle mücadelelerinin ve savaşlarının bir varoluş mücadelesi olduğunu iddia eden politikacılar, partiler ve örgütler için utanç verici bir gerçek haline dönüşmüştür! Bütün bu iddialar çökmüştür! Bu yüzden ümmetin tanıdığı ve utançlarını bildiği herkese kısaca diyoruz ki;

Sizden önce Mısır, Ürdün, Filistin ve Fas yöneticileri bu utancı işlemiş, son zamanlarda Körfez ve Sudan yöneticileri onlara katılmıştır. Peki, sonuç ne oldu?

Mısır yöneticileri, Yahudiler ile normalleşmişlerse de Mısır halkı hiçbir zaman normalleşmemiştir. Bilakis Mısırlılar içinden biri çıkıp, haini vurmuş, ümmetin tekbirlerine mazhar olup ümmeti sevince boğmuştur. Hala da ümmet bu işi yapanı kahraman olarak görmektedir. Ürdün yöneticileri de normalleşmişlerse de Ürdün halkı hiçbir zaman normalleşmemiştir. Hudutlarda Yahudi askerlerine kurşun sıkanlar olmuş, ümmetin tekbirlerine mazhar olmuşlar, ümmet onlarla gurur duymuştur ve hala da onları kahramanlar arasında görmektedir. Sözde FKÖ liderleri de normalleşmişlerse de Filistin’deki İslam halkı, Yahudilere ve müttefiklerine dünyayı dar etmeye devam etmektedir. Ümmet, Yahudilere karşı girişilen her eylemi tekbirlerle karşılamakta ve sevinç çığlıkları atmaktadır. Fas yöneticileri, Yahudilerle normalleşmesine rağmen Fas halkının duyguları hala işgalci Yahudi nefretiyle dolup taşmaktadır. Aksine Yahudilerle normalleşme imasında bulunan “İslami yönelimli” olduğu düşünülen Fas’taki adalet ve kalkınma hükümetini 9 Ağustos 2021’de yapılan seçimlerde sandığa gömmüştür. İşte bunlar, sizden önce Yahudilerle utanç ve rezalet anlaşması imzalayanların durumundan bir kesittir. Ümmetin bu durumu, onurlu ve istikrarlı bir durumdur ve Allah’ın izniyle öyle de kalacaktır. Kukla yöneticilerin zulmünün külleri altında kavrulan Arap Körfezi ve Sudan’daki Müslüman halkın durumu budur. Halklar yakında patlayacak ve koru yöneticileri yakacaktır. Yanı sıra akidesinden kaynaklanan davasına ihanet eden herkesi yakacaktır.

O halde ey Lübnan’daki politikacılar, partiler, müzakereciler, imzacılar, sessizliğe bürünenler ve tebrik edenler! Bilin ki bu utancı tarihi bir anlaşma olarak nitelendirdiniz. Filistin halkının servetini işgalcilerine peşkeş çektiniz! Çevrenize, deniz sınırlarının çizilmesinin Lübnan’daki petrol ve gazın yararına olduğunu söylediniz, insanları kandırıyorsunuz. Petrol yasasını değiştirip, yöneticisi olduğunuz özel aracı şirketler ve ahbaplarınızın, Amerika ve Batı’nın ceplerini parayla doldurdunuz. Bilin ki, genelde Lübnan’ın sadık ve şerefli halkı, özelde Müslümanlar anlaşmalarınızı ayakları altına almaktadır. Her türlü araç ve yöntemle hoşnutsuzluklarını ifade etmekten geri durmayacaklardır.

Ümmet, Lübnan’ın zenginliğine, daha doğrusu Doğu Akdeniz’in zenginliğine el uzatmak için anlaşmayı, turlarını, söylemlerini başından sonuna kadar Amerika, büyükelçisi ve özel temsilcisinin yönettiğini biliyor. Anlaşmanın ardından Amerika, açgözlü Avrupalıların harekete geçmesine ve sondaj çalışmalarına başlamasına izin vermiştir!

İşgalci ile savaş, İslami bir meseledir ve şehadet arzusudur. O yüzden işgalciye karşı savaşta fedakârlık yapan partilerin, örgütlerin evlatlarına ve ailelerine diyoruz ki, sakın razı olup tabi olanlardan olmayın. Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:
إِنَّهُ سَيَكُونُ عَلَيْكُمْ أَئِمَّةٌ تَعْرِفُونَ وَتُنْكِرُونَ، فَمَنْ أَنْكَرَ فَقَدْ بَرِئَ، وَمَنْ كَرِهَ فَقَدْ سَلِمَ، وَلَكِنْ مَنْ رَضِيَ وَتَابَعَ  “İleride birtakım emirler (yöneticiler) olacaktır. Tanıyacaksınız ve inkâr edeceksiniz. Kim tanırsa beri olur. Kim inkâr ederse kurtulmuş olur. Fakat kim razı olursa ve tabi olursa…” Destekçilerin ve finansörlerin çıkarlarına boyun eğen ve çocuklarınızın kanını heder eden liderlerinizi inkâr edin.

Sadık çocuklarının liderliğinde Lübnan ve diğer ülkelerdeki ümmet, özellikle meydana gelen uluslararası değişikliklerle birlikte yöneticilere alaşağı etmek ve Nübüvvet metodu üzere Raşidi Hilafeti kurmak için teyakkuz halindedir. Hilafet, Yahudilere ve onlarla normalleşenlere dünyayı dar edecek, yıllarca ümmete yalan söyleyen yöneticilerin, ajanların, partilerin ve örgütlerin tüm pisliklerini temizleyecektir.
وَيَقُولُونَ مَتَى هُوَ قُلْ عَسَى أَن يَكُونَ قَرِيباً  “Ne zamanmış o?” diyecekler De ki: “Yakın olsa gerek!” [İsra 51]

H. 24 Rabiu’l Evvel 1444

 

Hizb-ut Tahrir

20.10.2022
 

Lübnan Vilayeti

 


...:-
  • Hizb-ut Tahrir / Tunus Vilayeti’nden Tunus Hükümeti Üyelerine Açık Mektup IMF ile Kredi Anlaşması, Tunus’u Sömürgeleştirmenin Başka Bir Aracıdır

  • Müzakerecilere, İmza Atanlara, Sessiz kalan ve Tebrik Eden Herkese; Sizler ve Yahudilerle Deniz Sınırlarının Çizilmesi, Lübnan Halkı ve İslam Ümmetinin Ayaklarının Altındadır

  • Michigan Eyaletine Bağlı Dearborn İlçesindeki Müslümanlar, Çocuklarını Korumaya Kararlılar (İslam’a Karşı Laik Eşcinsel Gündem)

  • Ey Müslümanlar! Kokuşmuş Demokrasi İslam’ınızla Bağdaşmaz, Onun İçin Demokrasinin Anlamsız Ritüellerine Katılmayın!

  • Otoritenin Filistin ve Filistin Halkına Karşı İhaneti ve Bozgunculuğu Büyük Bir Suçtur!

  •