Aya

istabl.
1953
HT logo
 
 
 
               
 

:::
:::
 

Bismillahi Al-Rahman Al-Raheem

Mescid-i Aksa Ordulara Haykırıyor

Mutant Yahudiler, Allah’ın mübarek kıldığı Mescid-i Aksa ve çevresini kirlettiler, saygınlığını ihlal ettiler. Mübarek toprak Filistin’in işgalinden bu yana yıllardır iğrençlikleri devam ediyor. Mescid-i Aksa’daki kardeşlerini desteklemesi nedeniyle Gazze, yıkıcı füze saldırısına maruz kaldı! Tüm Filistin’in çocukları, gaspçı işgalci düşmana karşı intifadaya kalktı. Bu yüzden cezalandırıldılar!

İslam toprağı işgalcisi kâfir düşmanın böyle yapması anlaşılıyor. Ama anlaşılmayan, Filistin’in çevresindeki ülkenin ve genel olarak İslam dünyasının sessizliğe bürünmesidir… Halklarından bahsetmiyoruz. Çünkü halklarının kalpleri ve yürekleri yanıyor, Filistin halkı için gözyaşı döktüler, gösteriler için meydanlara döküldüler, sınırlara koştular ama karşılarında rejimleri buldular!

Bu rejimlerin sessizliğinden de bahsetmiyoruz. Çünkü ajan, hain ve deyyusdurlar. Yöneticileri kiralıktır, geçici dünya metaı için dinlerini sattılar. Tahtlarını korumanın derdine düştüler. Ümmetin zenginliklerini ve yeteneklerini haram yolla yedikleri için işkembe büyüttüler. Yahudileri kınamakla yetindiler, Yahudileri destekleyen Amerika ve Avrupa’ya çatışmaları durdurmak için müdahale çağrısı yaptılar! Ne için? Nefes almak ve çatışmaya hazırlık yapmak için mi? Aksine mübarek toprak Filistin gaspçısı ve işgalcisi Yahudi varlığını tanıma karşılığında barış ve anlaşma yapmak için!

Bugün kışlalarında bekleyen silah ve teçhizat sahibi ordulara, askerlere, subaylara, albaylara, generallere, tugaylara, hava, deniz ve kara kuvvetlerine sesleniyoruz. Genel olarak İslam dünyasındaki, özel olarak mübarek toprak Filistin çevresi ve komşusu ülkelerdeki yıldırım kuvvetlerine, komandolara ve özel kuvvetlere sesleniyoruz. Mısır, Suudi Arabistan, Türkiye ve Ürdün gibi bazıları, donanım, sayı ve eğitim yönünden dünyanın en güçlü orduları arasındadır!

Bu ordulara diyoruz ki: Neredesiniz? Size ne oldu? Siz ümmetin çocuklarısınız, gücün anahtarısınız. Halkınızın ve ümmetinizin saygınlığını korumak için cihat ve savaşın dayanağısınız. Donanımınız için ümmetin rızkından kesiliyor. Babalarınız, anneleriniz ve kardeşleriniz sizden onurlu bir duruş bekliyor. Hem de risklerini bile bile. Ama bu bile onlara göre değersizdir, çünkü ümmetin sahip olduğu en değerli şey, izzeti ve dininden kaynaklanan onurudur!

Ey ordular içindeki oğullarımız! Anneleriniz, babalarınız, kardeşleriniz ve hatta ümmetiniz sesinizi duymuyor. Bugün mübarek toprak Filistin, Mescid-i Aksa, Peygamber SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in İsra’sı ve Miracında yaşanan iğrençlikler karşısında harekete geçtiğinizi görmüyorlar! Dahası, mübarek toprak Filistin’e gidişi engellemek, meydanlardaki gösterileri bastırmak, büyükelçiliklere ya da yöneticilerin tahtlarına doğru yürüyüşü önlemek için ümmete ve çıplak göğsüne kurşun sıktıklarınızı görüyorlar. Bundan daha fazlası, Yemen, Libya, Afganistan ve Irak savaşında, Amerikan ve Avrupa bayrakları altında savaştığınızı, sizin gibi Müslüman olanlarla çatışırken öldüğünüzü görüyorlar! Mutant Yahudilerden bir zümre, kutsallıklarınıza ve kadınlarınıza saldırdığında, Filistin ve Filistin dışında evleri çocuklarınızın başına yıktığında, ümmet sizden susuzluğunu giderecek, yüreğini soğutacak bir şey görmüyor! Peki, neden ey askerler, memurlar, komutanlar? Neden?

Yönetici korkusu mu? Aslında yönetici sizden korkmalıdır. Çünkü onu koruyan güç sizsiniz.
أَتَخْشَوْنَهُمْ فَاللَّهُ أَحَقُّ أَن تَخْشَوْهُ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ  “Yoksa onlardan korkuyor musunuz? Oysa Allah, -eğer siz gerçek müminler iseniz- kendisinden korkmanıza daha lâyıktır.” [Tevbe 13]

Makam ve maaş ile bir bağlantısı var mı?
مَا عِندَكُمْ يَنفَدُ وَمَا عِندَ اللَّهِ بَاقٍ وَلَنَجْزِيَنَّ الَّذِينَ صَبَرُوا أَجْرَهُم بِأَحْسَنِ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ  “Sizde olanlar tükenir ama, Allah katında olanlar sonsuzdur, tükenmez. Sabredenlere ecirlerini, yaptıklarından daha güzeli ile ödeyeceğiz.” [Nahl 96]

Dünya sevgisi ve savaş korkusu mu?
كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِتَالُ وَهُوَ كُرْهٌ لَّكُمْ وَعَسَى أَن تَكْرَهُوا شَيْئاً وَهُوَ خَيْرٌ لَّكُمْ وَعَسَى أَن تُحِبُّوا شَيْئاً وَهُوَ شَرٌّ لَّكُمْ وَاللَّهُ يَعْلَمُ وَأَنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ  “Savaş, hoşunuza gitmediği halde size farz kılındı. İhtimal ki hoşlanmadığınız şey sizin iyiliğinizedir ve ihtimal ki sevdiğiniz bir şey sizin kötülüğünüzedir. Siz bilmezsiniz, Allah bilir.” [Bakara 216]

Bu ajan yöneticileri destekleyen sömürgeci kâfir Batı ülkelerinin kınama ve müdahale korkusu mu?
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا مَن يَرْتَدَّ مِنكُمْ عَن دِينِهِ فَسَوْفَ يَأْتِي اللَّهُ بِقَوْمٍ يُحِبُّهُمْ وَيُحِبُّونَهُ أَذِلَّةٍ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ أَعِزَّةٍ عَلَى الْكَافِرِينَ يُجَاهِدُونَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَلَا يَخَافُونَ لَوْمَةَ لَائِمٍ ذَلِكَ فَضْلُ اللَّهِ يُؤْتِيهِ مَن يَشَاءُ وَاللَّهُ وَاسِعٌ عَلِيمٌ  “Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler. Onlar müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihat ederler. Hiçbir kınayıcının kınamasından korkmazlar. İşte bu, Allah’ın bir lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.” [Maide 54]

Zevki sefadan sonra yaralanma ve acı korkusu mu? Aslında girdiğiniz her askeri operasyonda başınıza neler gelebileceğinin bilincindesiniz.
وَلَا تَهِنُوا فِي ابْتِغَاءِ الْقَوْمِ إِن تَكُونُوا تَأْلَمُونَ فَإِنَّهُمْ يَأْلَمُونَ كَمَا تَأْلَمُونَ وَتَرْجُونَ مِنَ اللَّهِ مَا لَا يَرْجُونَ وَكَانَ اللَّهُ عَلِيماً حَكِيماً  “O (düşman) topluluğu takip etmekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı çekiyorsanız onlar da, sizin çektiğiniz gibi acı çekmektedirler. Üstelik siz Allah’tan, onların ümit etmedikleri şeyleri umuyorsunuz. Allah ilim ve hikmet sahibidir.” [Nisa 104]

Plan, proje ve bakış açısı yoksunluğu mu? Oysa Hizb-ut Tahrir olarak biz, çözüm projesi sunuyoruz. Siyasi, ekonomik ve sosyal yönlü bir çözümdür. Uygulanmaya hazır bir anayasa kapsamında ümmetin projesi ve kalkınmasında oynayacağınız role ilişkin tam bir portre çiziyor. Öncelikle proje, bu hükümdarların kökünü kazımakla ve liderliği samimi çocuklarınıza devretmekle başlıyor.

Belki de bu, en uygun ve en güçlü fırsattır. Çünkü çevrenizdeki ümmet, harekete hazırdır. Bir eylem duyduklarında kesinlikle yanınızda yer alacaktır. Hak bayrağını dalgalandırdığınızda ve haklarını talep ettiğinizde, sizi püskürtmek isteyen herhangi bir girişime karşı yüreğini siper edecektir. Evet, Hizb-ut Tahrir’in bu ümmetteki iyiliğin farkındadır, gücünün kaynaklarını biliyor. Hizb-ut Tahrir ve ümmetin tek eksiği, ajan yöneticileri devirmek ve Hizb-ut Tahrir’li kardeşlerinize nusret vermek için adım atmanızdır. Bunu yapacak mısınız? Yaparsanız Allah’ın haklarında şöyle buyurduğu kimselerden olursunuz:
وَالَّذِينَ آوَوا وَّنَصَرُوا أُولَئِكَ هُمُ الْمُؤْمِنُونَ حَقّاً لَّهُم مَّغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ  “Muhacirleri barındıran ve yardım edenler var ya, işte gerçek müminler onlardır. Onlar için mağfiret ve bol rızık vardır.” [Enfal 74]

Bugün Yahudilerle savaşanlar, Müslüman gruplar ve bireylerdir. Bu sahnede siz olsaydınız acaba durum nasıl olurdu? Allah, sizinle Müslümanların kalbini sevinçten uçuracaktır.
وَيَوْمَئِذٍ يَفْرَحُ الْمُؤْمِنُونَ  “O gün müminler de Allah’ın yardımıyla sevineceklerdir.” [Rum 4] Önünüzde, arkanızda, sağınızda, solunuzda sizinle birlikte olacaklar, Yahudiler ve arkasındakilerin kalplerine korku salacaklardır.
وَقَذَفَ فِي قُلُوبِهِمُ الرُّعْبَ  “Kalplerine korku saldı” [Haşr 2] O gün Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın ayetinde tanımladığı şey meydana gelecektir:
يُخْرِبُونَ بُيُوتَهُم بِأَيْدِيهِمْ وَأَيْدِي الْمُؤْمِنِينَ فَاعْتَبِرُوا يَا أُولِي الْأَبْصَارِ  “Öyle ki, evlerini hem kendi elleriyle, hem de müminlerin elleriyle yıkıyorlardı. Ey basiret sahipleri, ibret alın.” [Haşr 2]

Ey subaylar ve komutanlar! İyilik yoksunu değilsiniz. Allah’a tevekkül edin ve ümmetinizle birlikte olun. Cesaret ve kahramanlık, madalya, yıldız ve devlet nişanı değildir. Mübarek toprak Filistin’de çocuk, kadın ve erkeklerden fedakârlıklar görüyorsunuz. Tövbe eder, durumunuzu düzeltir, Allah’ın ipine sarılır ve dinine samimi olursanız, o zaman adam gibi adam olursunuz.
إِلَّا الَّذِينَ تَابُوا وَأَصْلَحُوا وَاعْتَصَمُوا بِاللَّهِ وَأَخْلَصُوا دِينَهُمْ لِلَّهِ فَأُولَئِكَ مَعَ الْمُؤْمِنِينَ وَسَوْفَ يُؤْتِ اللَّهُ الْمُؤْمِنِينَ أَجْراً عَظِيماً * مَّا يَفْعَلُ اللَّهُ بِعَذَابِكُمْ إِن شَكَرْتُمْ وَآمَنتُمْ وَكَانَ اللَّهُ شَاكِراً عَلِيماً  “Ancak tövbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allah’ın kitabına sarılanlar ve dinlerini Allah’a has kılanlar müstesnadır. Bunlar müminlerle beraberdirler. Allah, müminlere büyük bir mükâfat verecektir.” [Nisa 146]

Son olarak ey subaylar ve komutanlar!
أَلَمْ يَأْنِ لِلَّذِينَ آمَنُوا أَن تَخْشَعَ قُلُوبُهُمْ لِذِكْرِ اللَّهِ وَمَا نَزَلَ مِنَ الْحَقِّ وَلَا يَكُونُوا كَالَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ مِن قَبْلُ فَطَالَ عَلَيْهِمُ الْأَمَدُ فَقَسَتْ قُلُوبُهُمْ وَكَثِيرٌ مِّنْهُمْ فَاسِقُونَ  “İman edenlerin Allah’ı anma ve O’ndan inen Kur’an sebebiyle kalplerinin ürpermesi zamanı daha gelmedi mi? Onlar daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar. Onların üzerinden uzun zaman geçti de kalpleri katılaştı. Onlardan birçoğu yoldan çıkmış kimselerdir.” [Hadid 16]

H. 09 Şevval 1442

 

Hizb-ut Tahrir

21.05.2021
 

Lübnan Vilayeti

 


...:-
  • Mescid-i Aksa Ordulara Haykırıyor

  • Pakistan Silahlı Kuvvetleri’ndeki Babalarımıza, Kardeşlerimize ve Oğullarımıza Mescid-i Aksa’nın Kurtarılması İle İlgili Bir Mektup

  • Herhangi Bir Ülkede Hilal Görüldüğünde Ramazan Orucuna Başlanılması Farzdır

  • İşgal Altındaki Keşmir İhanetini ve Hindu Devletinin Bölgesel Egemenlik Tehlikesini Durdurun

  • El Burhan-El Hılu Anlaşması, Uluslararası Çatışmanın Bir Halkasıdır ve Sudan Halkına Karşı Bir Tuzaktır

  •